Serebral Palsi Nedir ve Nasıl Belirti Verir?

Serebral Palsi tedavisinde en önemli etken (5 - 7 Ekim Dünya Serebral Palsi Günü)

Serebral Palsi Nedir ve Nasıl Belirti Verir?

Hamileyken de bebeğinize doğumdan sonra olduğu gibi özen gösterirsiniz. Ancak bazı durumlar anne adayının elinde olmadan geri dönülemez sonuçlar doğurabiliyor. Bunlardan biri de beyin felci olarak bilinen serebral palsidir. Türkiye’de her bin bebekten 5’inde görülen serebral palsi, en çok kaslardaki hareket kısıtlaması olan ‘spastisite’ye neden oluyor. Özellikle erken doğan bebeklerde görüşen serebral palsi, hamilelikte, doğum sırasında veya yenidoğan döneminde gelişebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek, beyin dokusunda kalıcı hasar bırakan serebral palsi ve bunun yol açtığı spastisite hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

 

 

Ülkemizde her bin bebekten 5’inin beyninde kalıcı şekilde hasar oluşuyor. Serebral palsi olarak adlandırılan bu durum, doğum öncesinde, doğum anında ya da doğum sonrasında beyinde gelişen hasara bağlı ortaya çıkar. Hareket ve şekil bozukluğu görülen serebral palsi, beyindeki hasarın olduğu yere göre çeşitli özellikler gösterirken tiplere ayrılır.

 

Spastik nedir?

 


Spastisite, serebral palside en sık görülen hareket bozukluğu tipidir. Bu hareket bozukluğu, serebral palsi ile doğan çocukların yüzde 60’ında görülür. Spastisite-serebral palsi, kol ve bacak kaslarında artan kas kasılması nedeniyle hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğu ile seyreder. Spastisite-serebral palsinin ülkemizde en önemli nedeni ise bebeklerin çeşitli etkenlerden dolayı doğum sırasında oksijensiz kalmasıdır. Spastik-serebral palsi olan çocuk, beyninde doğum öncesi, doğum veya doğum sonrası yaşamın ilk yıllarında kalıcı hasar meydana gelmiş, buna bağlı olarak başta hareket güçlüğü ve kaslarda spastisite dediğimiz sertlik görülen çocuklara denir. Spastik-serebral palsi olan çocuklar, meydana gelen hareket bozukluğunun vücuttaki yerine ve şekline göre formlara ayrılır. Klasik formda kollar ve bacaklar çeşitli derecelerde tutulur. Hafif formda bacaklar etkilenir. Bu çocuklar geç yürür ve yürürken ayak uçlarına basarlar. Daha ağır formda hareket bozukluğu kollarda ve bacağın üst kısmında da görülür. Yürüyüş gecikir ya da yürüyemezler. Daha ağır durumlarda çocuk yataktan kalkamayabilir. Hatta hareket etmesi mümkün olmayabilir.


Spastisite-serebral palsi teşhisi nasıl koyulur?
Spastik-serebral palsi olan çocuğun tanısı; zor doğum, erken doğum, düşük kiloda doğan bebeklerde, doğum sonrası kuvöz bakımına alınmış bebeklerde, gebeliklerinde ciddi tıbbi sorun yaşamış annelerin bebeklerinde, yaşamın ilk yıllarında gelişmelerinde bir aksama veya gerileme gözlemlenen bebeklerde, aile veya bebeği takip eden hekim tarafından diğer çocuklardan belirgin farklılıkları tespit edilerek, şüphelenilmesi ile başlar. Spastik-serebral palsi olan çocuğun tanısında başlıca yöntem; beyin emarıdır.


Ailede eğitim önemli
Çocuğunuzun serebral palsine bağlı spastik olduğunu düşünüyorsanız, rahatsızlığı hakkında bilgi edinin ve ilgili kuruluşlarla bağlantıya geçin. Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın, çocuğunuzun becerilerini teşvik edin, spastisite-serebral palsi durumunu yaşayan çocuklar ve ailelerinin başarıya ulaşmış deneyimlerinden yararlanın, gereksinimlerinizi ve sosyal çevrenizi ihmal etmeyin. Siz güçlü olduğunuz sürece ona yardımcı olabilirsiniz. Çocuğunuzun tedavi ve eğitim başarısı için rehabilitasyon ekibinin parçası olun. Çocuğunuzu kendi başına yapabilecekleri konusunda cesaretlendirin. Spastisite-serebral palsi durumlarında, yasal haklarınız konusunda bilgi sahibi olun.

 

Serebral palsi nedenleri


Annedeki enfeksiyonların bebeğin beyin dokusuna ulaşması, bebek anne rahminde iken gelişen damar tıkanmaları ve beyin kanamaları, serebral palsinin hamilelikteki nedenlerinden bazılarıdır. Serebral palsinin Türkiye’de en sık görülen nedeni ise doğum sırasında ‘bebeğin yeterli oksijen alamaması’dır. Mor doğmuş ya da doğum sırasında kordon dolanmış bebekler ile doğar doğmaz ağlayamayan bebeklerin beyin dokularına yeterince oksijen gitmediğinden beyinde hasar oluşuyor. Doğum sonrası yenidoğan dönemindeki sıkıntılar ise menenjit başta olmak üzere, sıklıkla bebeğin geçirdiği enfeksiyonlardır.

 


Bebeğinizin hareketlerini iyi gözlemleyin!
Serebral palsi, erken dönemde (0-9 ay) ilgili anne baba tarafından fark edilebiliyor ve çocuğun doğal hareketlerindeki farklılıktan anlaşılabiliyor. Bebekte ya ‘hipotoni’ dediğimiz kol ve bacak hareketleri çok sınırlıdır veya pelte gibidir ya da ‘spastisite’ adı verilen kas kıvamındaki sertlik nedeniyle hareketleri kısıtlıdır. Beyin dokusu uzuvlara hareketleri istediği yumuşaklıkta yaptıramaz. Bebeğin gelişiminin geç kalması da hastalık konusunda sinyal veriyor. Örneğin bir bebek, 3’üncü ayın sonunda başını kontrol edemiyorsa, 5-6 aylıkken destekli, 7-8 aylıkken desteksiz oturamıyorsa şüphelenilmeli.

 


Serebral palsi tedavisine kuvözde bile başlanıyor!


30 haftadan erken doğmuşsa…
Serabral palsi hastalığında da diğer birçok hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve tedavi çok önemli. Henüz büyüyen ve gelişen bir bebekte serebral palsi nedeniyle beyindeki bazı hücreler ölmüşse, onun çevresindeki hücrelere ölenlerin görevi öğretilebiliyor ve buna ‘nöroplastisite’ adı veriliyor. Bu ancak, çok erken rehabilitasyon uygulamaları başlarsa gerçekleşebiliyor. Ciddi risk altındaki bebeklerde kuvözde dahi rehabilitasyona başlanabiliyor. Bir bebek özellikle 30 haftadan erken doğmuşsa, erken doğumda beyin kanaması geçirmişse ‘serebral palsi’ görülme ihtimali yüksek. O yüzden bu bebeklerin olası bir hasta gibi ele alınması gerekiyor. Kesin tanı için beyin MR’larının çekilmesi gerekiyor.

 

 

Spastisiteye cerrahi müdahale


Serebral palsiyle gelen spastisite tanısı konan bebeklerde tedavi, fizyoterapiyle başlıyor. Spastisite hafif ise, fizik tedaviyle aşılabiliyor. Burada önemli olan; fizik tedavinin her gün düzenli olarak yapılmasıdır. Bu durumda başka bir tedaviye ihtiyaç duymadan sorun çözülebiliyor. Ancak serebral palsi nedeniyle spastik olan bebeğin bu sıkıntısının sadece rehabilitasyonla çözülemeyeceği inancı doğarsa, cerrahi seçenekler devreye giriyor. Spastisiteyi çözmek için gereken cerrahi girişimlerin de geç kalınmadan uygulanması gerekiyor. Spastisite cerrahisi 3-6 yaştan sonrasına bırakılmamalı. Çok erken ve gereksiz ortopedik girişimlerden 7-8 yaşından önce kaçınılmalı. Başka bir deyişle; zamanında tedavi yapılmazsa, çocuk büyüdükçe spastisite de daha büyük bir sıkıntıya dönüşüyor. Sürekli kendini kasan spastik kas, yaş ilerledikçe uzamazken, kemikler doğal olarak uzuyor. Bu nedenle spastik bir çocuğun hareketlerindeki kısıtlama ne yazık ki, boyu uzadıkça artıyor.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık