Çocuklarda Cinsel Kimliğin Kazanılması Süreci

İnsan soyunun devamlılığı cinsel gelişimin sağlıklı yürütülmesine bağlıdır. Cinsellik; bireyin davranışlarında önemli rol oynar.

Çocuklarda Cinsel Kimliğin Kazanılması Süreci
Toplumlar sürekli bir gelişme ve değişme içindedir. Bu gelişme ve değişime karşın cinsellikle ilgili bilgilenmelere toplumun bazı kesimlerinde hâlen tabu gözü ile bakılmaktadır. Bu durumun sonucu olarak birçok birey, cinsiyet konusunda yanlış bilgi, yanlış kavram, korku ve çekingenlik içindedir.
 
Bu durum kaynağı bireylerin çoğu kez cinselliği ayıp, günah ve gizlilik içinde gören bir çevreden gelmiş olmalarının bir sonucu olduğu düşünülebilir. Çoğu anne ve babalar çocuklarına değişik konularda bilgi verdikleri hâlde cinsellikle ilgili bilgi vermemektedirler. Bu durumda çocuklar bu bilgileri uygun olmayan çevreden yanlış alabilmektedirler.
Toplumda çocuğun cinsel eğitimi yeterince ele alınmamış ve aydınlığa kavuşturulmamıştır.
 
Anne-babalar çoğu kez bu konuda bocalamakta ve zorluklar yaşamaktadırlar. Bu nedenle çocukların cinsel gelişim süreci göz ardı edilmiş ve rastlantılara bırakılmıştır. Oysa anne ve babaların verdiği mesajlar çocuk için çok önemlidir ve uzun süreli etkiye sahiptir. Bu nedenle çocukla ilgili olan herkesin cinsel eğitim konusunda belli bir bilgi düzeyinde olması gerekmektedir.
 
Çocuğun cinsel eğitimi derken, çocuğa cinsellik konusunda her şeyin değil, daha önemli olan temel bilgilerin aktarılmasıdır.
 
Bireylerin biyolojik özelliklere göre erkek veya dişi olarak belirlenen bir cinsiyeti vardır. Cinsellik bu biyolojik yapıya dayalı olan psikolojik sosyolojik ve felsefi boyutları da kapsayan geniş bir kavramdır. Cinsel gelişim ise, doğum öncesinden başlayıp ölüme kadar devam eden inançları, davranışları duyguları, düşünceleri ve yaşantıları içeren gelişimsel bir süreçtir.
 
Belli bir yaşam döneminde olması gereken cinsel duygular, inançlar ve davranışlar o yaşa uygun cinsel gelişimi belirler.
 
Bireylerde cinsellik kavramı, ergenlik döneminde son şekline ulaşır. Ergenlik döneminden sonra çocuğun cinsel özellikleri değişmez.
 
Küçüklükten başlayarak cinsel gelişimin sağlam temellere oluşturulması önemlidir. Cinsel gelişim kişinin kendi cinsi ile ilgili üreme organlarının büyüyüp gelişmesini ve bunlardan doğan sorunlarla ilgili davranış değişikliklerini kapsar. Cinsel gelişim ile kişiliğin diğer gelişim alanları arasında ilişki vardır. Çocuklarda cinsel kimliğin oluşması ve kişinin cinsel kimliğine uygun davranmasında cinsel gelişim önemlidir.
 
Cinsel gelişimle ilgili kavramların anlaşılabilmesinde, çocuğun kız ya da erkek olarak konuya takınacağı tutum, davranış ve yapılacak yönlendirmeler son derece önemlidir. Konuyu daha ayrıntılı anlayabilmek için cinsel gelişim teorilerinden yararlanılacaktır.
 
Cinsel eğitim, bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması, olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi eğitimidir. Cinsel eğitim, bireye üreme ile ilgili konu ve sorunlarda, cinsel iç dürtü ve güdülerini denetleyebilmesinde, cinsel konularda başkaları ile kuracağı ilişkilerde ve cinsel ilgilerinde gerekli davranışları kazandırmak için verilmektedir.
 
Çocuklarda cinsiyet farkıyla ilgili sorular 2. yaşta başlar. Doğuma ilşkin sorular ise 3-4 yaşlarında başlar.Çocuğun cinsel ilgisi, 7-8 yaş dönemine kadar söner ve ergenliğe kadar ertelenir. Ergenlikte cinsellik tekrar gündeme gelir.
 
Cinsel merak, dünyayı tanıma ihtiyacından kaynaklanır. Bilgi verme ihtiyacı da çocuğun bu konudaki sorulardan kaynaklanmaktadır. Ebeveynlerin konu ile igili kısa, gerçek ve net cevaplar vermeleri olası krizleri önlemeye yardımcı olacaktır.
 
Geçmişten günümüze, cinselliğin konuşulması kolay olmamıştır. Günümüzde, hızla gelişen dünyada cinsel eğitim de artık çok fazla uyaranında olması dolayısıyla, önemli bir gereksinim hâline gelmiştir.
 
Çocuğun kişiliğinin ilk şekillendiği yıllarda, anne babaların verdiği mesajlar önemlidir. Bu nedenle çocuk ve ebeveynler arasındaki iletişim açık olmalı, diğer alanlarda olduğu gibi açık ve tutarlı olmak kaydıyla cinsel eğitimi de kapsamalıdır. Mümkün olduğunca cinsel eğitime erken başlanmalıdır. Cinsel eğitimde asıl olan çocuğa cinsellik hakkında her şeyi değil, yaşına ve olgunluk seviyesine göre temel gerçeklerin aktarılmasıdır.
 
Cinsel kimlik, bireyin cinsiyetinden haberdar olması, bedenini ve benliğini belli bir cinsellik içinde algılama ve kabullenişi, duygu ve davranışlarını bu duruma uygun bir biçimde gerçekleştirmesidir. Genellikle cinsel kimlikle biyolojik cinsiyet özelliklerinde bir uyumluluk görülür. Bir diğer anlamda bireyin cinsiyetinden haberdar olarak, bu doğrultuda davranışlar sergileme eğilimidir.
 
Çocuklar kendi cinsinin eğilimleri desteklendiği sürece kız ya da erkek kimliğini benimserler. Bireylerin cinsel gelişimini sağlıklı gerçekleştirebilmeleri için cinsiyet rolünü öncelikle benimsemesi gereklidir. Sonra erkek çocuk, babası ile kendisi arasında benzerlik görür, kendini babasıyla özdeşleştirir. Özdeşleşme, çocuğun çok sevdiği ve hayranlık duyduğu bir yetişkin figürüne kendini benzetmesi sürecidir.
 
Davranışçı yaklaşıma göre çocuğun cinsiyet rolünü benimsemesinde edimsel şartlanmanın önemlidir. Çocuk, erkek veya kadın grubunun davranış örüntüsünü gözler, algılar ve taklit eder. Taklit edilen davranış aile üyelerince onaylanır ve ödüllendirilerek motive edilir. Motivasyon devam ettiği sürece kadın veya erkek cinsiyet grubunun rolü benimsenir.
Bilişsel yaklaşımcılara göre taklit etme tamamen reddedilemez. Ancak çocuğun anlama düzeyine göre taklit yapabileceği ve taklit edilen davranışın ailenin değerlerine uygun düşenlerden seçileceği kabul edilir.
 
Freud’a göre erkek çocuk cinsiyet rolünü babasıyla özdeşleşerek benimser. Bireyde libido denen cinsel bir enerji vardır. Bu enerji yaşam boyu bireyin cinsel davranışlarını yönlendirir.
Çocuk, üç-dört yaşlarında kişiliğinin farkında olmaya başlar. Kız erkek arasındaki farkı, çocukla yetişkin arasındaki farkı algılamaya başlar. Etrafta gördüğü eşyaların hangi cinse ait olduğunu bilir.Dört yaşlarında kız veya erkek olduğunu anlar. Cinsellik kavramı, ergenlik döneminde son şeklini alır. Ergenlik döneminden sonra çocuğun cinsel özellikleri pek değişmez. Önemli olan çocukluktan itibaren sağlam temeller oluşturmaktır.
 
Birey çevresinde aynı cins birçok kişinin sergilediği pek çok özelliklerle karşılaşır. Cinsiyet rolünü benimseyebilmek için önce kendi kimliğinin farkına varır. Kız veya erkek olduğunu anlar. Kızlar ve erkekler kendi cinslerinin davranışlarının ayırdında olurlar. Kızlar anneleri, erkek çocuklar da babaları gibi davranmaya başlarlar. Taklit etme birinci derecede önemli değildir. Kız çocuğu annesini, erkek çocuğu babasını yeterli bulmadığında ya da beklentilerine cevap alamadığında zaman özdeşleşme gerçekleşmez.
 
Toplumda babasız pek çok çocuğun erkek rolünü, annesiz kız çocuğunun da kadın rolünü benimsediği ancak baba yokluğunun kızların cinsel gelişimi üzerinde erkeklerden daha az zarar verici olmaktadır . Babanın olmaması veya evden uzakta olması sonucu çocuklarından uzak kaldığı durumlarda, erkek çocuk cinsel kimliğini geliştirmede bocalayabilir.
 
Yalnız ablaların, teyzelerin başka bir deyişle kadın örneklerinin bol olduğu bir ev ortamı kız çocuğu için uygun olabilir ancak erkek çocuk için aynı şey söylenemez. Bu durumda erkek çocuk bazen kız çocuklarına yönelip onlarla kaynaşır. Kendi cinsel kimliğinden gittikçe uzaklaşan çocuk güvensiz bir kişilik geliştirir. Ergenlik çağına geldiğinde karşı cins yerine kendi cinsine ilgi duymaya başlayabilir. Annenin olmayışı ya da annenin kadınsı özellikler göstermeyişi de kız çocuk için benzer bir güçlük yaratabilir. Sevecen, yumuşak ve duygusal özellikler yerine sert tavırlı, erkeksi davranışları baskın olan bir anne, kız çocuğuna çoğu kez uygun örnek olmaz.
 
Ebeveynlerin kız ve erkek çocuklarından beklentileri değişiktir. Erkek çocuğun, yürekli, güçlü, dayanıklı, tuttuğunu koparan ve girişken olması istenir. Kaba davranışlarına daha çok hoşgörü gösterilir. Kız çocuğun ise usluluk, kibarlık, sevecenlik gibi nitelikler kazanmasına önem verilir. Kızların atılgan, girişken, başına buyruk olması aranan özellikler değildir. Erkeklerin ise pısırık, çekingen, korkak olmaması üzerinde durulur. Ebeveynler bilerek veya bilmeyerek kıza ve erkeğe uygun davranışları desteklerler.
 
Okul öncesi dönemdeki kız ve erkek çocuğunun odalarındaki oyuncaklar farklılaşır. Oyunlarında aynı cinsten arkadaşlarının olumlu ya da olumsuz özelliklerini de benimserler. Kendi cinsel kişiliklerini onlarla karşılaştırır, erkek ve kız olarak yarışırlar. Bu gelişim süreci daha sonraki yıllarda devam eder ve cinsel gelişim tamamlanır.
 
 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık