Okullarda Akran Zorbalığı

Akran zorbalığı çocuk ve ergenlerin benzer yaş grubu çocuk ve ergenlerden fiziksel, duygusal ve cinsel olarak maruz kaldıkları örseleyici kötü muamelelerin tümüne verilen addır.

Okullarda Akran Zorbalığı

Zorbalığa maruz kalan çocuklar yaşadıkları olayları anne baba veya öğretmenlerine rahatlıkla anlatamıyor iseler, çevreden yardım almaları oldukça gecikir ve uzun süre travmaya maruz kalabilirler. Zorbalığın anlaşılması her zaman kolay olmaz. Çocuklar kendilerine inanılmayacağı, alay edilecekleri, anne babanın suçlamaları ya da zorba çocuğun korkutma ve sindirmeleri nedeniyle uzun süre yaşadıklarını anlatmayabilirler. Bu durum önlem alınmasını engellediği gibi, zorbalığı yapana cesaret verir. Tacizin uzun sürmesine ve rahatsız edici yeni davranışlar eklenmesine neden olur. Zorbalığı yapan bir tek çocuk olabileceği gibi, grup olarak da zorbalık yapılabilir. Grubun sosyal etkisi çok daha fazladır. Bu nedenle zorbalığa uğrayan çocuk daha zor anlar yaşar ve daha fazla zedelenir. Akran zorbalığı birçok farklı şekilde karşımıza çıkabilir. Bunları kabaca aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.

Alay etme, dalga geçme, aşağılama: Çocuğun akademik başarısı, bedensel yada zihinsel özrü, sosyal konumu, kılık kıyafeti, dili, dini ve ekonomik durumu gibi herhangi bir nedenle alay konusu olmasıdır. Hangi nedenle olursa olsun bu durum kabul edilemez çocukta travmatik etki oluşturur.

İsim, lakap takma: En sık karşılaştığımız zorbalık çeşitlerinden biridir. İsim ya da lakap takma tamamen karşı tarafı aşağılama ve küçük düşürme amaçlı yapılan bir eylemdir. Çocuk bundan rahatsız oldukça daha fazla üzerine gidilir. Yine bu alanda en zedeleyici etkiyi çocuğa karşı cins ismi takmak yani çocuğun cinsiyeti konusunda dalga geçmektir. Örneğin erkek çocuğa kız, gay, kız çocuğa erkek Fatma vs demek.

Kızdıracak eylemler yapma: Çocuğun kızacağı her türlü eylem ve sözle sataşma da zorbalığa girer. Burada amaç kızdırmak ve rahatsız etmektir. Yapan çocuk bundan keyif alır ve çocuk kızdıkça yapmaya devam eder.

Korkutma, tehdit etme: Sindirme amaçlı tehdit ve korkutmalar ister yapana maddi bir kazanç sağlasın ister sağlamasın zorbalık olarak tanımlanır. Korkutulan çocuk farklı amaçlarla emir eri gibi kullanılır. Ekonomik olarak çocuk sömürülür. Sürekli para ya da sahip olduğu eşyalar, kıyafetler istenir. Harçlığı elinden alınır.

Fiziksel şiddet uygulama: Şiddet sindirmenin en kestirme yoludur. Böylece çocuk korkar karşı tarafın isteklerini kolaylıkla yapar.

Cinsel söz ve eylemler: Çocuğu cinsel söz eylemlerle rahatsız etme her yaş grubu çocukta görülebilecek bir zorbalık şeklidir. Dokunarak, jest ve mimiklerle çocuk rahatsız edilir. Ailesi ve kendi ile ilgili cinsel içerikli söz ve küfürler kullanılır. Bu başka çocukların yanında yapıldığında yaşanan utanç duygusu zedeleyici etkiyi daha da artırır.

Akran zorbalığını iki yönü ile incelemek gerekir. Birincisi zorbalığa uğrayan çocuk ve onda oluşan ruhsal sorunlar, ikincisi ise zorbalık yapan çocuk ve onun bu davranışının ruhsal ve sosyal nedenleri. Şunu unutmamak gerekir ki her çocuk akran zorbalığına uğrayabilir. Zorbalığa uğramaya aday net bir çocuk profili çizmek zordur. Ancak bazı çocukların daha riskli olduğu da bir gerçektir. Özellikle kendini savunamayan, çekingen, içine kapalı, sözel ifade becerileri iyi olmayan çocuklar riskli grubu oluştururlar. Bu çocuklar hem zorbalık yapan çocuğa tepki göstermekte hem de olanları ailelerine anlatmakta zorlanırlar. Öğrenme zorluğu çeken, depresyon, kaygı bozukluğu, tik bozukluğu gibi herhangi bir psikiyatrik bozukluğu olan çocuklar zorbalığa uğrama riskleri daha yüksek olan çocuklardır. Örneğin öğrenme sorunu nedeniyle akademik başarısızlığı olan çocukların ders notları ile alay edilmesi ve sınıfa sözlülerde yaşadıkları zorluklar hep sorun olagelmiştir. Bedensel hastalığı ve özrü olan çocuklar da zorbalığa aday çocuklardır. Özrü ve engeli ile dalga geçme, engelini taklit etme şeklinde ortaya çıkan bu durum çocuk için hayli yıpratıcı olmaktadır. Tikleri olan çocuklar bu konuda en sıkıntılı grubu oluştururlar. Tikler dışarıdan kolayca fark edildikleri için zorbalık uygulayan çocuk tarafında taklit edilirler. Amaç çocuğu kızdırmak ve onunla dalga geçmektir. Maalesef çoğu kişi tiklerin istemli yapıldığını ve isterse kişinin bunu engelleyebileceğini düşünür. Oysa tikler tamamen istemsiz oluşan hareketlerdir. Kişi bu tekrarlayan hareketleri engelleyemez. Gerginlikle tikler artabilir. Alay edilme çocukta gerginlik doğuracağından tikler daha da artar.

Zorbalığa maruz kalan her çocuk ruhsal olarak az ya da çok bundan etkilenir. Çocukta oluşan etkinin derecesini belirleyen faktörler, çocuğun ruhsal özellikleri, maruz kalınan süre, zorbalığın çeşidi ve şiddetidir. Hassas, narin, naif, kırılgan, kaygılı ve depresif yapıdaki çocuklar daha olay etkilenirler ve etkinin derecesi görece daha fazladır. Zorbalık hemen anlaşılmış ve müdahale ile önlenmiş ise etkilenme çok hafif düzeyde kalır. Grup halinde uygulanan zorbalık daha zedeleyici etki bırakır.

Zorbalığa maruz kalan çocukta yapısal ruhsal özelliklerine göre çok farklı psikiyatrik sorunlar ortaya çıkabilir. Bunların başında uyum bozuklukları, kaygı bozuklukları ve depreyon gelir. Öğrenme ve dikkat sorunları, akademik başarısızlıklar, gece ve/veya gündüz idrar ya da dışkı kaçırma rastlanan diğer sorunlardır. Zorbalığa bağlı gelişen en temel kaygı sorunu anneden ayrılma kaygısı ve travma sorası stres bozukluğudur. Okulda kendini güvende hissetmeyen çocuğun anneye bağımlılığı artar. Okula gitmek istememeye başlar ve sonunda okul fobisi gelişir. Küçük çocuklarda bu durum evden dışarı çıkamama, aşırı korkular şeklinde de kendini gösterebilir.

Zorbalığı yapan çocuklar da mutlaka ele alınmalı ve tedavi edilmelidirler. Zorbalık uygulamakta çoğunlukla bir ruhsal sorun belirtisidir. Bu çocuklarda dürtü kontrol sorunu, dikkat eksikliği hiperaktivite ve karşıt gelme gibi davranış sorunları gözlenebilir. Daha önce kendileri zorbalığa maruz kalmış çocuklar ve sosyal uyum sorunu yaşayan çocuklar zorbalık davranışı sergileyebilirler. Diğer yandan aile düzeninin bozuk olması, kaotik aile yapısı, ebeveyndeki davranış sorunları, kısaca ailedeki ağır huzursuzluklar çocukta bu davranışın gelişmesini tetikleyebilir.

Psikiyatrik açıdan zorbalığa uğrayan da zorbalığı uygulayan çocuklar da mutlaka ele alınması gereken çocuklardır.  Acil olarak yapılması gereken ilk şey zorba davranışların sonlandırılmasıdır. Bunun için gereken her türlü önlem alınmalıdır. Zorbalık eylemi durdurulmadan olaya müdahale etmek mümkün değildir. Zorbalığa maruz kalan çocuğa aile ve okul güven vermeli, süreçte onu arkasında olduklarını ve kendisine her türlü desteği vereceklerini açıkça ifade etmelidirler. Ancak bu şekilde çocuğun gerginliği azaltılır ve sonrasında olabilecek olayları aile ve okul ile paylaşması sağlanabilir. Bu çocukların mutlaka psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesi ve gerekli görülenlerin tedavi desteği almaları gerekir.

Zorba davranışlar sergileyen çocukların da mutlaka klinik değerlendirmeden geçmeleri ve psikiyatrik destek almaları şarttır. Bu çocukların aileleri ile de çalışılmalı ve davranış sorununa yol açan ailesel faktörler var ise bunlar ele alınmalıdır. Zorbalık uygulayan çocukların çoğunda empati sorunu vardır. Karşı tarafın duygularını anlayamadıkları için sorun yaşarlar. Terapilerde empati duygusu üzerine çalışmak gerekir.

Akran zorbalığında okulun çok önemli görev ve sorumluluğu vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz.

Akranları tarafından kötü muamele gördüğünü söyleyen her çocuk ciddiye alınmalıdır. Önemsememek, olayı geçiştirmek süreci uzatır ve çocuk daha fazla zedelenir. Kendisine inanılmadığı duygusu içe kapanmasına neden olabilir. Acilen taraflar arı ayrı dinlenmeli, 3. Şahıslardan bilgi toplanmalıdır.

Durum anlaşılır anlaşılmaz ailelere bilgi verilmeli ve aileler okula görüşmeye çağrılmalıdır.

Zorba davranışın durdurulması için önlem alınmalıdır. Kesin, açık ve net uyarılara rağmen davranış devam ediyor ise çocukların mekânları ayrılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken uzaklaştırılan tacize maruz kalmış çocuk olamamalıdır.

Her iki grup çocuk da psikiyatrik değerlendirme için yönlendirilmelidir. Klinik değerlendirme sonucu öğrenilmeli, okulda yapılaması gerekenler ve verilecek destek için çocuk psikiyatristi ile işbirliği yapılmalıdır.

Eğer zorbalık grup halinde yapılıyor ise bu grup mutlaka dağıtılmalıdır.

Akran zorbalığı birçok aile ve okulun gözünden çok kolay kaçabilecek bir durumdur. Anne babaların çocuğun şikayetlerini ciddiye almaları gerekir. Okula karşı başlayan isteksizlikler ve okul değiştirme talebinde akran zorbalığı mutlaka akılda tutulmalıdır. PROF.DR. MÜCAHİT ÖZTÜRK

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık