Çocuklarda Dengeli Kişilik Oluşturmada Problem Çözme Becerilerinin Öğretimi

İnsanın karşılaştığı problemleri çözüme kavuşturma yeteneğine sahip olması, hayatını devam ettirebilmesi için vazgeçilemez bir ihtiyaçtır.

Çocuklarda Dengeli Kişilik Oluşturmada Problem Çözme Becerilerinin Öğretimi
İnsanoğlu var olduğu günden itibaren, ihtiyaçlarını karşılamak ve daha rahat bir hayata kavuşmak için, değişik alanlarda mücadele etmiştir. İnsanın karşılaştığı problemleri çözüme kavuşturma yeteneğine sahip olması, hayatını devam ettirebilmesi için vazgeçilemez bir ihtiyaçtır. Hayatın devamlılığı ve akıcılığı, bütün insanları üzerinde düşünülmesi ve çözülmesi gereken problemler ile karşı karşıya getirir.
 
Problem çözme bilişsel, duyuşsal ve davranışsal olmak üzere üç alt alana ayrılmaktadır. Problem çözme çok yönlü olduğundan dolayı içerisinde zekâyı, duyguları, iradeyi ve davranışları barındırdığı belirtilmektedir. Bu sebeple de çocuklarda problem çözme becerilerinin gelişimi gerek bilişsel, duyuşsal ve davranışsal gelişimle gerekse de zekâ ve duygu gelişimiyle yakından ilgilidir.
 
Problem çözme, belli bir durum çerçevesinde düşünebilme, ne yapılacağına ve nasıl yapılacağına karar verebilme, eldeki imkanları kullanabilme ve bu yolla çözüme ulaşmaktır. Daha geniş tanımla problem çözme, problemin tanımlanması, probleme ve çözümüne ilişkin bilgilerin toplanması, en uygun çözüm yolunun uygulamaya konulması ve sonucun değerlendirilmesidir.
 
Kişiler arası problem çözme becerisi yaşamın ilk yıllarından itibaren desteklenmesi gereken, tüm yaşam boyu süren becerilerden biri olarak kabul edilmektedir. Konu ile ilgili yapılan çalışmalarda, erken bir dönemde çocukların uygun bir eğitimle problem çözücü düşünme biçimini kazanabileceği belirtilmektedir. Bu eğitimin verilmesinde anne baba tutumlarının çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
 
Yapılan araştırmalar; aşırı koruyucu ve aşırı baskı ve disiplinli ebeveyn tutumlarının çocuklarda problem çözme becerilerinin gelişmesini engellediğini, demokratik ebeveyn tutumlarının ise çocuklarda problem çözme becerilerini geliştirdiğini göstermiştir.
İnsanlığın geleceği demek olan çocukların problem çözme süreci, büyüklerden daha önemlidir.
 
Özellikle okul öncesi dönem ve ilköğretim yılları, bu temel eğitimin verilmesine en uygun çağlardır. Çünkü çocuklar, problem çözmeye imkân verici ortamlar ve etkinlikler sayesinde yeteneklerini keşfederler ve geliştirirler. Çocuklar, güçlüklerle karşılaştıkları zaman, çevresindekilerin karar vermesini beklemek yerine, mevcut problemleri kendilerinin çözmesi, onların kişiliklerinin gelişimi üzerinde olumlu etkiler bırakır. Bu nedenle, problem çözme hayatın ilk yıllarından itibaren üzerinde özenle durulması ve desteklenmesi gereken, etkileri ise ömür boyu devam eden bir yetenektir.
 
Problem, kişinin şu anda içinde bulunduğu durum ile olmasını istediği durum arasındaki farktır.
 
Problem çözme hayata ve topluma uyum süreci olarak düşünülebilir. İçinde bulunulan şartlara uymak, engelleri azaltmak ve sonunda organizmayı bir iç dengeye kavuşturmak gibi etkinlikler hep bu sürecin kapsamına girmektedir. Problem çözme, zaman, çaba, enerji ve alıştırma işidir.
 
Çocukluk dönemi olarak adlandırdığımız dönem, araştırma ve keşfetme sürecini kapsamaktadır. Bu dönemde kazanılan yaşantılar, çocuğun sosyal gelişiminin temellerini atmaktadır. Çocuğun sosyal yönden sağlıklı gelişim göstermesi için temel olan belli başlı bazı becerileri kazanması gerekmektedir.
 
Çocuk eğitiminin en önemli yönlerinden biri, problem çözme becerilerinin geliştirilmesidir. Problem çözme fırsatları, çevresi ile iletişim ve yeni zihinsel ilişkileri oluşturmada çocuklara cesaret vermektedir. Karşılaştıkları problemlere alternatif çözümler araştıran çocuklar, beyinlerini aktif olarak kullanmaktadırlar.Çocuklara şimdiki ve gelecekteki hayatını kolaylaştırmak için öğrenmeyi ve problem çözmeyi öğretmek gereklidir.
 
 
Kişiler arasında ortaya çıkan problemlere çözüm getirme durumunda çocuklar, kendi düşünceleri dışındaki fikirlerle karşılaşma fırsatı bulmuş olurlar. Böylece, başkalarının farklı bakış açıları olabileceğinin farkına varırlar. Bu durum çocuklardaki bencillik duygusunun bir nebze azalmasını sağlar.
 
Çocuklarda problem çözme becerileri geliştirilirken; çocuğun problem çözmek için yoğunlaşmasını sağlamak, problemin sınırları daraltmak, alternatif çözüm yolları arasında yer alan hatalı veya yanlış çözüm yollarını elemek ve çocuğun problem çözmeye yönelik geliştirdiği alternatifleri anlatması için fırsatlar verilmesi gerekmektedir.
 
Çocuklar, problemlerini çözmeye başladıklarında karar vermeyle, tahminlerle, işlemlerin değerlendirilmesiyle ve kesin olmayan şeylerle yüz yüze gelmeye başlarlar. Bunlar, çocukları meraka, işbirliğine ve keşfe iterken, kendilerine olan saygılarının gelişmesine yol açar.
 
Çocuklar, sağlanan kaynakların keşfinde, problemlerin çözümünde özgürlüğe ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç, çocukları çaba sarf etmeye, denemeler yapmaya yönlendirir. Denemeler yoluyla çocuklar, problemlerin birden fazla yolla çözülebileceğinin farkına varırlar.
 
Problem çözme etkinlikleri, çocuğun hedefe nasıl ulaşacağı ile ilgili karar vermesinin yanında, yetişkinlere de çocuklardan bir şeyler öğrenme fırsatı sağlar. Problem çözen çocukları gözlemlemek ve sordukları soruları dikkatlice dinlemek, çocuğun ne düşündüğünün anlaşılmasını sağlar. Problem çözme olanakları, yetişkinlere çocukların düşüncelerini anlamak ve yeni bağlantılar-ilişkiler sistemini fark etmek için fırsatlar vermiş olur.
 
Sağlıklı bir kişilik geliştirebilmek ve çevresindeki insanlarla olumlu ilişkiler kurabilmek, karşılaşılan güçlüklerin üstesinden gelme becerisine bağlıdır. Çocuklar güçlükle karşılaştıkları zaman, çevresindekilerin hüküm vermesini beklemek yerine, mevcut problemleri kendilerinin çözmesi, onların kişilik gelişimi üzerinde olumlu etkiler bırakır. Çocukların günlük yaşamdaki problemleri çözme becerileri, onların duygusal iyi oluşlarının en önemli belirleyicisidir. Bu nedenle, çocuk eğitiminin en önemli yönlerinden biri, problem çözme becerilerinin geliştirilmesidir.
 
Çocuğun ileriki yaşamında gerek aile içindeki bireylerle, gerek yaşıtları ve diğer insanlarla sağlıklı ve iyi ilişkiler kurabilmesi için fırsatların sağlanması ve bunların geliştirilmesi anne- babaların tutum ve davranışları ile şekillenir. Çocuk başkalarına karşı nasıl davranacağını, toplumda karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilmeyi öğrenmek zorundadır. Bu alanda, uygun bir örnek oluşturmanın ve çocuğun toplumsal davranışına şekil vermenin sorumluluğu da aileye düşmektedir. Çocuğun, tüm gelişim alanlarında olduğu gibi problem çözme becerisinin gelişiminde de anne-baba tutumları etkili olmaktadır.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık