Kansere Besinlerle Savaş Açın!

Kanser hastalarında beslenme tedavinin en önemli parçasını oluşturuyor. Bu nedenle yediğimiz her besinin vücutta ki rolü tedavi açısından önem taşıyor.

Kansere Besinlerle Savaş Açın!

 Kirli hava, sigara, alkol, katkı maddeleri, düzensiz beslenme ve ailede kanser öyküsü bulunması gibi durumlar bireyin kansere yakalanma olasılığını artırıyor. Toplumda sıkça rastlanan bu hastalığa yakalanmamak için beslenmemize dikkat etmek gerektiğini vurgulayan Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Beslenme Uzmanı Merve Gülünay, "Özellikle antioksidan ve kanser koruyucu etkisi olan besinleri tüketmeliyiz. Gökkuşağının bütün renklerini içeren sebze ve meyve grubu beslenme listemizde yer almalı" dedi. Hayatımıza sokmamız gereken, koruyucu etkisi bulunan besinleri de şöyle sıraladı:

KETEN TOHUMU: Omega-3 yağ asitleri, alfa-linolenik asit, protein, yüksek oranda çözünür ve çözünmez posa ve lignanlar içeren keten tohumu, intestinal bakteriler ile etkileşime girerek östrojen benzeri bileşik meydana getirip östrojen bağımlı bazı tümörlerin gelişmesini önler. Bu antioksidan yapısıyla da birçok çalışma da kanseri önlediği özellikle meme kanserine karşı koruyucu olduğu görülmüştür. Yapılan çalışmalarca düzenli olarak 10 gr kadar tüketilmesi önerilmektedir.

TURPGİLLER: Brokoli, karnabahar, lahana gibi turpgiller grubundan olan kış sebzeleri, birçok anti kanserojen bileşikler içerir. Bu bileşikler de DNA hücre hasarının önlenmesine yardımcı olur. Anti kanserojen etkiye sahip olan bu besinler vitamin ve mineral kaybına uğramaması açısından buharda kısa süreli pişirilmelidir. DOMATES: Yaz aylarının şifa kaynağı domates, kanser riskini azaltmada potansiyel rollere sahip olan likopen içerir. Isıl işlem uygulanmış yani pişmiş domatesteki likopenin etkisi ise daha da artıyor ve böylece antioksidan kapasitesi yükselir. Mevsiminde tüketilen domates antioksidan etkisiyle prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini azaltır.

SARIMSAK: Binlerce yıldır birçok farklı tıbbi amaçla kullanılan sarımsağın içeriğindeki sülfürlü bileşikler bağışıklık sistemini güçlendirir, tümör hücre çoğalmasını baskılayan enzimlerin etkinliğini artırarak kansere karşı korur. Sarımsak sevmiyorsanız yine bu aileden olan soğan, pırasa gibi sebzeler de hücre hasarına karşı koruyucu güçlü bir antioksidan olan selenyum içerir. Ayrıca soğanda bolca bulunan quercetin adlı bileşik vücuda zarar veren serbest radikallerin yakalanmasında etkilidir.

ELMA: Kolon kanserine karşı en önemli koruyucu bakteri; SCFA bütrik asittir (bütrat). Düşük miktardaki bütrat, kanserleşmiş hücrelerde hücre çoğalmasını baskılar. Ayrıca kolon hücrelerinin büyümesini durdurur, tümör uyarıcıların etkilerini inhibe eder ve kanserli hücrelerin yeniden normal hücre haline gelmesini sağlar. Bazı lifler, kolondaki SCFA'ların seviyesinin artmasında diğerlerine göre daha etkilidir. Pektinler (elma ile baklagil lifleri) ve sebze-lif izolatları; buğday ve mısır lifi ile arpa kepeğine göre daha fazla SCFA üretir. Günde iki buçuk porsiyon meyve ve sebze tüketen insanlarda kolon kanseri riskinin, günde bir buçuk porsiyondan daha az tüketenlere göre, yüzde 65 azaldığı kanıtlanmıştır.

medicalpark sağlık

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık