Gelişimdeki 7 Temel İlke Nedir ?

Gelişim süreci içinde tüm çocuklar aynı gelişim yolunu izlerler. Çocuk koşmadan önce yürür, yürümeden önce emekler.Ancak çocukların gelişim hızlarıyla bu davranışları bireyden bireye değiştiği görülür. Bazı çocuklar, diğerlerine oranla daha hızlı gelişir

Gelişimdeki 7 Temel İlke Nedir ?

1. Gelişim, dinamik bir olgudur. Gelişim yaşam boyu sürer. Gelişim belli aşamalara bölünmüş ve her biri önceki aşamaların birikimlerine dayalı olarak oluşan bir süreç içinde gerçekleşir. Bu anlamda çocuğun fiziksel gelişim süreçleri her dönemde farklılaşmaktadır. Doğum öncesi dönemde oldukça hızlı olan bu süreç, yaşamın ilk yılında da oldukça hızlı bir gelişim göstermesine karşın yaklaşık olarak 6 yaş civarında devam etmekle birlikte hızında önemli bir azalma ortaya çıkmakta ve ergenlik döneminde tekrar hızlanmaktadır. Bu anlamda fiziksel gelişimin takip edilmesi noktasında, yaşamın her döneminde fiziksel gelişiminhızının aynı olmadığı ancak bu sürecin dinamik bir süreç olarak bütün yaşam boyunca sürdüğü bilinmelidir.

2. Gelişim, genetik ve çevresel değişkenlerin karşılıklı etkileşimlerinin ürünüdür. Bu anlamda bireylerin fiziksel gelişim süreçlerinin sadece kalıtsal ya da sadece çevresel faktörlerin bir ürünü olmadığı, aksine bu iki sürecin ortak bir sonucu olduğu bilinmelidir. Bu anlamda kalıtsal yeterliliği bulunmasına karşın yeterince beslenemeyen bireylerde ciddi fiziksel gerilikler ortaya çıkabilmektedir.
 
3. Gelişim, giderek artan bir özelleşme sürecidir. Gelişim genelden özele, bütünden parçaya doğrudur.
 
   Örneğin, çocuklar belli bir gelişim aşamasında, sadece ellerini bir bütün olarak kullanırken, ince kasların gelişimi ile parmaklarını kullanmaya başlamaktadır. Buna ek olarak çocuklar dünyaya geldiklerinde vücudun bazı organları arasında orantısızlık olabilmektedir. Buna en çarpıcı örnek olarak baş çevresi büyüklüğü verilebilir.
 
   Çocuklar dünyaya geldiğinde baş çevresi büyüklüklerinin vücutlarına oranla daha büyük olduğu hemen göze çarpabilmektedir. Ancak fiziksel gelişimin değerlendirilmesi noktasında bu durumun yeni doğan bir bebek için normal olduğu bilinmelidir. İlerleyen aylarda baş çevresi büyüklüğünün vücudun diğer kısmı ile orantılı bir büyüklüğe ulaşacağı söylenebilir. Ancak bazı çocuklarda baş çevresi büyüklüğü doğumdan sonrada hızlı bir şekilde büyümekte ve ciddi bazı hastalıkların habercisi olabilmektedir.
 
Tartı ve boy, bebeğin genel sağlığını ortaya koyarken baş çevresinin ölçümü de beyin fonksiyonları hakkında ipucu verir. Çünkü beyin fonksiyonlarındaki bozukluklar, baş çevresi ölçümleri ortalamanın dışında olan bebeklerde daha sık görülür. Tıpkı boy ve tartı gibi, baş çevresinin de bir eğrisi vardır. Doktorun her ay yaptığı ölçümler, bu eğri üzerine kaydedilir. Böylece bebeğin baş çevresinin gelişimi ve eğri üzerinde nerede olduğu belirlenir. Bu ölçümler sonucunda bebeğin baş çevresinin normal, büyük ya da küçük olduğu ortaya çıkar. Baş çevresi büyük olana makrosefali, küçük olana mikrosefali denir.
 
4. Farklı gelişim alanları arasında karşılıklı ilişki bulunmaktadır. Örneğin, çocuğun zihinsel gelişimi dil gelişimini hem etkilemekte hem de ondan etkilenmektedir. Bu yönüyle farklı gelişim alanları birbiriyle ayrılmaz bir bütün oluştururlar. Fiziksel gelişim de bireyin diğer gelişim alanları ile etkileşim hâlindedir. Fiziksel gelişimde meydana gelen bir olumsuzluk diğer gelişim alanlarını da olumsuz etkileyebilmektedir.
 
5. Gelişim, art arda görülen, düzenli bir süreçtir. Fiziksel gelişim düzenli bir süreçtir. Ancak bu gelişimin hızı her dönemde aynı değildir. Gelişim hızı aynı olmamakla birlikte süreklilik arz etmektedir.
 
6. Gelişimin kritik dönemleri vardır. Fiziksel gelişimde özellikle doğum öncesi dönem ciddi bir kritik dönemdir. Bu dönemin sağlıklı olarak atlatılması ilerleyen yaşamda fiziksel gelişimin sağlıklı olabilmesi açısından oldukça önemlidir. Aynı şekilde doğum anında ortaya çıkan bazı olumsuzluklar da ciddi fiziksel gelişim bozukluklarına sebep olabilmektedir.
 
7. Gelişim bireysel farklılık gösterir. Bütün çocuklar aynı gelişim süreçlerinden geçmesine karşın hepsinin gelişim düzeyi bir birinin aynısı değildir. Aynı gün doğmuş olan aynı cinsiyetten iki çocuğun bile fiziksel gelişi süreçleri arasında ciddi farklılıklar olması normaldir. Bu durum gelişimde bireysel farklılıklar vardır ilkesine dayanmaktadır. Her çocuğun gelişim süreçleri birbirinden farklılık göstermektedir. Bu durum kalıtım ve çevresel faktörlerin karşılıklı etkileşiminin doğal bir sonucudur. Ancak bilinmelidir ki gelişimde bireysel farklılıklar olmasına karşın Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmiş olan, kız ve erkek çocukları için ayrı ayrı boy ve kilo ortalama değerleri bulunmaktadır. Buna göre bir çocuğun her yaş grubunda sahip olması gereken boy ve kilo ortalaması bulunmaktadır. Bu ortalamalar doğrultusunda çocuğun sahip olduğu kilo ve boy incelenmeli ve olası bir probleme karşı tedbir alınmalıdır. Bu anlamda karşımıza boy ve kilo açısından iki ciddi rahatsızlık çıkmaktadır. Kilo açısından çocukları bekleyen en önemli tehlikenin obezite olduğu söylenebilir.
 
 
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık